• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Anasayfa arrow Diyoruz ki arrow Genç-Sen Sokakta, İşçilerin Yanında!
Genç-Sen Sokakta, İşçilerin Yanında! Yazdır e-Posta
Cumartesi, 02 Ocak 2010

Image Kurulduğundan bu yana kaderini işçi sınıfının kaderiyle bir tutmuş Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç Sen) direnişçi işçilerin yanında, sokakta, eylemde, direniş çadırında...

Tekel işçileri Ankara’da direniyor, İtfaiye işçileri İstanbul’da direniyor. Yüzü her zaman sokakta olan Genç Sen; işçilerin yanında saf tutuyor, mücadelenin tek olduğunu haykırıyor.

Bu saldırılar tanıdık!

Özal’la başlayan, Derviş yasalarıyla hızlanan, AKP hükümetiyle ise “kötüden kötüye” hissettiğimiz neo-liberal saldırılar özelleştirme furyasıyla bugün de işçilerin emekçilerin tepesine balyoz gibi iniyor. Halkın kaynaklarıyla yaratılan değerler tek tek tasfiye ediliyor. SEKA ile başlayan süreç bugün Tekel’in de özelleştirilmesiyle yağmaya, soyguna dönüştürülüyor. Tekel işçileri sokakta, çünkü kazanılmış haklarını geri vermek istemiyor. Asgari ücrete, insanca olmayan çalışma koşullarına mahkum olmamak için direniyor. İtfaiye işçileri ise özelleştirme sonucunda sermayeye peşkeş çekilecek, işsiz kalacaklar. 1 Ocak’tan itibaren 930 işçi yeni sözleşmeyi imzalamadıkları takdirde işsiz kalacaklar, işinden ekmeğinden olacaklar. Yeni sözleşmede işçilerin hakları yok. İşverenin inisiyatifinin sınırsız olduğu işveren merkezli sözleşmeyle sendikal haklar tasfiye edilmek isteniyor. İtfaiye işçileri direniş çadırlarını kurmuş; yağmura, soğuğa aldırmadan direniş ateşini harlıyor, isyanı büyütüyor.

Biz öğrenciler ise bu neo-liberal saldırıları 96 ile başlayan harç zamlarından biliyoruz. Paralı eğitimin normal ve gerekli olduğunu bilincimize sokmaya çalışan burjuvazinin her sene yaptığı zamlardan biliyoruz. Burjuvaziyi “Eğitimin maliyeti yüksek, maliyeti öğrencinin karşılaması gerekiyor.” diyen anlayıştan biliyoruz. AKP’yi bursları tasfiye edip geri dönüşümü olan krediye dönüştürmesinden biliyoruz.

Eğitimin sermayenin çıkarlarına uygun biçimde dönüştürülmesini; barınma sorunu bir yandan, ulaşım sorunu bir yandan, eğitim masraflarının yüksek olması bir yandan derken; bilimle uğraşması gerekirken çalışmak zorunda bırakılan öğrenci arkadaşlarımızdan biliyoruz. Bizlere bugün işsizliğe giden yol yükseköğretim taşlarıyla döşelidir anlayışı dayatılıyor. Diploma, niteliksiz bir kağıt parçasına dönüştürülüyor.

YÖK zihniyetini tüm bu saldırılara karşı muhalefet edenleri susturmak için, denetleme gözetleme mantığıyla okullarımıza takılan kameralardan, özel gözetleme birimlerinden, sivil polislerden biliyoruz.

Mücadeleniz mücadelemizdir!

Öğrenci Gençlik Sendikası geçen yıl tam da yılbaşında açlık grevindeydi. İşten atılan öğrencilerin işlerine geri alınması ve maaşlarının ödenmesi için direniyordu. Bu yılbaşında da Tekel işçilerinin, İtfaiye işçilerinin mücadelesiyle yeni yıla giriyoruz. Genç Sen yeni yılı direnişçi işçilerle beraber, kavga içerisinde karşıladı. 2009’u direnişle karşılayan öğrenciler, yılı direnişle noktalayıp yeni gelen seneyi de direnişle karşılıyor ve tüm direnenleri selamlıyor. 31 Aralık 2009 gecesi tüm direniş alanlarında halaylar kuruyor, “Yaşasın sınıf dayanışması” şiarını daha gür haykırarak tüm ezilenleri birlikte mücadeleye çağırıyor.

Bu yaz aylarında harç zamlarına karşı sokakları zapteden Genç Sen “Harçlara değil, maaşlara zam!” şiarını yükseltmişti. Kriz bahanesiyle işçilere % 3 zammı reva gören patronlar harçlara % 500 zam yapmaya yeltenmiş ama yükselen mücadelemiz karşısında başaramamıştı. Şimdi daha da ileri giderek özelleştirmelerle, işten çıkarmalarla krizin faturasını işçilere, öğrencilere, ezilenlere ödetmeye çalışıyorlar. Bugün bir kez daha haykırıyoruz ki bu saldırılara karşı elbirliğiyle mücadele edeceğiz. Toplumsal mücadelenin işçi sınıfının merkezinde olduğu bir bütünsellikle başarıya ulaşacağı perspektifiyle işçi sınıfının sadece yanında değil, işçi sınıfıyla beraber mücadelemizi yükselteceğiz.

Bir kez daha haykırıyoruz; işçiler asla yalnız yürümeyecek!

Biliyor ve inanıyoruz ki; “Zafer direnen emekçinin olacak!”

Emrah Arıkuşu

Son Güncelleme ( Cumartesi, 02 Ocak 2010 )
 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement