Diyoruz ki
Bugün Tekel, Yarın Bizler; İş İstiyoruz, Gelecek İstiyoruz! | Bugün Tekel, Yarın Bizler; İş İstiyoruz, Gelecek İstiyoruz! |
|
|
| Perşembe, 11 Mart 2010 | |
|
Kapitalizmin krizi derinleşiyor. Okyanus ötesi ülkelerde ortaya çıkan kriz bize okyanus kadar uzak değil ve anlatıldığı gibi de bizi “teğet” geçmiyor. Teğet geçmesi mümkün olamayacak kadar emperyalist sistemin ilişkileri ile içli dışlı olan Türkiye ekonomisi New York borsasında hapşırılsa hasta olacak kadar krizin etkilerini yaşamaktadır. Sermaye sınıfı düştüğü ekonomik krizin üstesinden gelmek için kapitalist iktisat ilişkileri içerisinde tüm yollara başvuruyor olsa bile her geçen gün krizin etkileri tüm dünyayı kasıp kavuruyor. Kapitalizmin üstesinden gelemediği istihdam sorunu kriz ile birlikte kontrol edilemez bir hal aldı. Reel sektördeki gerileme ve sermaye sınıfının yatırımlarını finans sektörüne kaydırması uzunca bir süredir işsizliğin artmasına, istihdam alanlarının daralmasına sebep oluyordu. Tüm dünyada yoksulluk artıyor, emekçiler kitleler halinde işsiz kalıyor. Kapitalizmin emekçilere vaat ettiği tek şey ise düşük ücretle kölece çalışma koşulları. TÜİK’in açıkladığı çarpıtılmış istatistikler bile egemenlerin kendi sonlarına doğru adım adım yürüdüklerini gözler önüne seriyor. Teğet geçen krizin de bile milyonlarca insan her ay işsiz kalıyor, aç kalıyor. Tüm toplumun davası açık ki ekmek davası, iş davasıdır. Her Yer TEKEL, Her Yer Direniş TEKEL’in özelleştirilmesinin ardından 10800 işçiye dayatılan 4C kölelik yasası TEKEL işçileri tarafından şimdiden kazandığımız kararlı bir mücadele ile tarihin çöplüğüne göndermeye çok yaklaştık. İşçi sınıfı uzun yıllar sonra kendilerine dayatılan güvencesiz çalışma koşullarını kabul etmediler işlerinin ellerinden alınmasına izin vermediler. TEKEL işçileri hükümetten tek bir şeyi, özlük hakları ile çalışmayı talep ediyorlar. Hükümetin aylardır Ankara’nın kalbine çadırlar kurarak direnen TEKEL işçilerinin özlük haklarından itiraz ettiği ne maaşları ne de sosyal hakları. Esas gasp etmek istediği 10800 işçinin iş güvencesi hakkıdır. TEKEL işçileri sadece 11 ay 22 gün çalışıp kapı önüne konma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu biliyor. Hükümetten ve bu sistemden iş güvencesi istiyor. Öğrenci Gençliğin Geleceği Var mıdır? İşsizlik sadece şu an fabrikalarda kol emeği ile çalışan, tulum giyen insanların yaşadığı bir problem değil. Kapitalizmin çözemediği ama sermaye sınıfı dışındaki tüm kesimleri içerisine alan bir yangındır. Üretim dışında kalan geniş kalabalıklar tüketim de yapamayacakları için kapitalizm yarattığı bu irrasyonalite karşısında kendi sonunu da hazırlamaktadır. Tüm üniversitelerin kontenjanları artırılmıştır. Ama üniversite kapılarında bekleyen öğrencileri üniversiteye kazandırmak için değil, üniversiteyi kazanamayan milyonlarca gencin fabrika kapılarında beklememesi içindir. Bu yıl fazla sayıda genç üniversitelerin niteliği günden güne düşen, hiçbir altyapı sorununa çözüm üretilmemiş lisans programlarına yerleşerek “öğrenci” sıfatını kazanmıştır. Evet ama madalyonun diğer yüzü hiç de öyle değildir. Hükümet sermayenin çıkarları doğrultusunda krizin etkilerini ötelemek için gençleri fiilen üretim dışında tutma çabası içerisindedir. Bu sebeple genç işsiz nüfusun genişlememesi için geçici bir çözüm olarak gençleri üniversiteli yapmıştır. Ama korkunun ecele faydası yok. En geç dört yıl sonra ne olacak? İki yıllık bölümleri de hesaba katmayarak kabaca dört yıl sonra üniversiteden mezun olan hayalleri yıkılmış milyonlarca diplomalı işsizler ordusu bu düzenin sınırlarına dayanacak. İşte o korktukları gün dört yıl sonrasında karşılaşacakları akıl dışı manzaradır. Şu gün itibarı ile ataması yapılmayan milyonlarca eğitim fakültesi mezunları, ya düşük ücretle çalışmak zorunda olduğu ya da iş imkanlarının giderek yok olduğu için işsiz kalan mühendislik, mimarlık fakültesi mezunları, bitirdiği bölümden başka her sektörde iş arayan ama yine de bulamayan işletme, iktisat fakültesi mezunları somut gerçeklerdir. Üniversiteden mezun olup iş bulmak, gelecek sahibi olmak hele ki kapitalizmin krizinin derinleştiği şu günlerde piyangodan ikramiye çıkması kadar düşük bir ihtimal haline dönüştü. Kaldı ki gençlerin büyük bir çoğunluğunun gerçekten şans oyunlarında geleceğini aradığı da talihsiz bir istatistiki veridir. Genç insanların gelecek özlemlerini bu düzen karşılayamadığı için geleceğini şansa bırakmak zorunda kalmaktadır. Ama üniversiteden mezun olarak ve bir işte emek verip çalışarak kendi geleceğini kurmak tüm gençlerin tıpkı önceki kuşakları gibi onurlu hedefidir. Meslek eğitimi veren liselerde okuyan liseli gençler sigortasız, güvencesiz, karın tokluğuna tüm angarya işleri yapıyorken düzen onlara ihtiyaç duyuyor, ancak gerçek birer emekçi statüsüne ulaştığı vakit işsiz bırakıyor. Kendi alanında uzmanlaşmış işçiler yetiştirmek için oluşturulan meslek liselerinde müfredatın en önemli parçasını sendikasızlık, güvencesizlik ve ağır sömürü koşullarının kabul edilmesi oluşturuyor. Bugünden bu koşulları ve yanı sıra işsizliği kabul eden gençler topluma “kazandırılıyor”. Bu koşullar üniversite öğrencilerine de intern eğitim, stajerlik ve benzeri biçimler ile dayatılmaya devam edilmektedir. Bugün TEKEL, Yarın Bizler; Bugün işsiz bırakılan TEKEL işçileri, yarın ise mutlaka gençler olacak. Yıllarca okuduğumuz liselerden ve üniversitelerden diplomalı işsizler olarak mezun olacağız. Ne annemiz, babamız gibi işçi ne de ağabeylerimiz, ablalarımız gibi diplomalı meslek sahipleri olabileceğiz. Ne yazık ki kapitalizmin 3. bunalım döneminin en çetin günlerinde yaşayan biz gençlerin gelecekten beklentisi kör karanlıktan başka bir şey olamıyor. Bu sebeplerle sendikamız Genç-Sen’in tüm üyeleriyle birlikte öğrenci gençliği geleceği için, diplomalarıyla işsiz kalmamaları için bugünden mücadeleye hazırlamalıyız. Tüm hayalleriyle yola çıkmış arkadaşlarımızı işsiz ve geleceksiz karanlığa doğru giden yoldan geri çevirip kendi onurlu geleceklerini kazanmaları için gerekli örgütlü mücadeleye davet etmeliyiz. Talebimiz TEKEL işçileri gibi iş ve ekmek,TEKEL işçilerinin çocukları için istedikleri gelecek olmalıdır. İşsiz ve geleceksiz olan gençler bu koşulları asla kabul etmeyecek ve Asla Yalnız Yürümeyecek. Genç-Sen Merkez Yürütme Kurulu |
|
| Son Güncelleme ( Perşembe, 11 Mart 2010 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|