• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Anasayfa arrow Diyoruz ki arrow Üniversitelerin Baskı Aracı: Soruşturmalar
Üniversitelerin Baskı Aracı: Soruşturmalar Yazdır e-Posta
Pazar, 28 Şubat 2010

ImageSon günlerde üniversitelerde artan soruşturma terörü üniversite yönetimlerinin yeni baskılama taktiği olarak karşımıza çıkıyor.

Ülkenin dört bir yanından her geçen gün bir direniş haberi gelirken ve 77 gündür direnen TEKEL işçilerinin onurlu mücadelesi devam ederken, direnişin kampüslere taşınmasını istemeyen ve öğrenci hareketinden bu yönde çıkacak sesleri susturmayı görev bilen yönetimler; çareyi soruşturmalar, uzaklaştırmalar ve okuldan atmalarda arıyor. Cezalar YÖK’ten atılmalara kadar gidiyor…

1980 sonrası öğrencileri baskı altında tutmak isteyen bir zihniyetle YÖK’ü kurarak amacına ulaştığını zannedenler; işçi sınıfında olduğu gibi kampüslerde de direnen öğrencilerle karşılaşınca ne yapacağını şaşırarak önce onları harçlara yapmayı düşündüğü zamlarla okuldan uzak tutmayı, sonra da soruşturmalarla beğenmediği sesleri susturmayı denemektedir.

- Eskişehir’de başka bir OGÜ istediği için 21 Genç-Senli’ye açılan soruşturmalar,

- Hacettepe Üniversitesi’nde kampüste TEKEL çalışması yapan öğrencilere açılan soruşturmalar,

- Harç zamlarına karşı mücadelemizin yargılanması,

- Birçok üniversitede soruşturma açmak bir yana ailelere tehdit mektupları gönderilmesi,

- Ve son olarak kazanılmış bir üniversite olan Anadolu Üniversitesi’nde öğrencilere Rektörlük tarafından duyuru şeklinde yapılan tehditler…

Tüm bu örnekler üniversitelerde olduğu iddia edilen demokrasinin ne denli var olduğunu ve YÖK zihniyetiyle hükümet zihniyetinin aynılığını ortaya koymaktadır. Bugün Sakarya’da direnen Tekel işçilerine, Çemen tekstil işçilerine, Marmaray işçilerine, İstanbul İtfaiye işçilerine, Kent-A.Ş. işçilerine saldıran, onları işsizlikle tehdit edip emeğini sömüren egemenler; yıllardır olduğu gibi biz üniversite öğrencilerine de copuyla, gazıyla ve işsizlik tehdidi ile saldırmaktadır.

İşte bu yüzden sokaklarda direnen emekçilerle kampüslerde direnen öğrencilerin kaderi aynıdır. Bu yüzden soruşturmalar tam da bir sınıfın uykusundan uyandığı günlerde, aniden, bu kadar yaygın bir şekilde, susturma metodu haline getirilmeye çalışılmıştır. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın Hacettepe Üniversitesi’ndeki soruşturmaların ardından “şiddet içermediği sürece demokratik faaliyetler meşrudur, öğrencilerin kendilerini ifade etmesi güzeldir” şeklinde yaptığı açıklamalar ciddiyetten uzak ve kendisinin bile inanacağı sözler değildir.

Bizler üniversite öğrencileri olarak kazanılmış haklarımızı vermeyecek, soruşturmalarla yılmayacak, harç zamlarına karşı direndiğimiz gibi soruşturma furyalarına karşı da direnecek, üniversiteleri demokratik bir yapıya kavuşturacağız.

Sevim Etiz

 

Son Güncelleme ( Pazar, 21 Mart 2010 )
 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement