| Semih Kaptanoğlu 'BAL' Filmiyle Altın Ayı Aldı |
|
|
| Pazartesi, 22 Şubat 2010 | |
|
Çamlıhemşin’de çekilen ‘Bal’ filmi Berlin’den Altın Ayı ile döndü.Yönetmen filmde Karakovan balcılığı yapan Yakup ve oğlu Yusuf’un birbiriyle ve doğayla ilişkilerini anlatıyor.Film Altın Ayı ‘yı alarak en iyi film seçildi. Filmin çekimlerinin tamamı Çamlıhemşinde dağlarda, doğayla iç içe gerçekleştirldi. Yönetmen Altın Ayı ödülü ile ilgili; filmin çekimi sırasında ormanda bir ayıyla karşılaştıklarını fakat ayının onları kendilerini görünce kaçtığını anlattı.Kaptanoğlu, ‘Sanıyorum o ayı şimdi burada’ dedi. Canlı olarak yayınlanan ödül töreninde televizyoncuların sorularını yanıtlayan Kaptanoğlu ‘ Bal’ filmi gibi maneviyatı olan filmler yapmak istediğini , filminde de baba- oğul ve her ikisinin doğayla olan ilişkisinin filmin konusu için çok önemli olduğunu vurguladı. Bal filmi yönetmenin üçleme olarak çektiği Süt ,Yumurta üçlemesinin son filmi . Yusuf’un çocukluğuna dönerek ; Yusuf’un doğayı keşfetmesi , doğayla ve babasıyla olan ilişkilerini anlatıyor. Yusuf’un çocukluğunu canlandıran Bora Altaş ‘ı nerede keşfettiğinin sorulması üzerine , Kaptanoğlu filmin çekimlerine 3 ay kala Bora’yı bisikleti ile film ekibinin çevresinde oynarken gördüğünü ve Bora ile tanıştığında bu film için en uygun oyuncu olduğunu keşfedişini anlattı.İlk sinema deneyimi olan Bora büyük övgüler aldı. Yönetmen festivalde tekrar teşekkürlerini sundu : “Tekrar teşekkür etmek istiyorum Bora’ya. Filmdeki duyguların bu kadar yoğun geçmesinde baş karakterin önemi çok büyük. O şimdi Çamlıhemşin’de, herhalde uykuya yatmıştır. Ben, onun bunlardan mümkün olduğunca zarar görmemesini istiyorum. Dilediği yolda hayatını sürdürebilmesini umut ediyorum.” Doğa Harikası Çamlıhemşin Yönetmen filmin çekimlerini yaptığı Çamlıhemşinle ilgili: ‘ Çamlıhemşin doğa harikası. Bölgede hidroelektrik santrali yapılması planlanıyor. Bundan vazgeçilmesi gerekir.Umarım bu ödül oranın korunmasına yardımcı olur. Bora Alataş da size Çamlıhemşin’den selam gönderiyor ve teşekkürlerini iletiyor” dedi. Türk sinema tarihine en önemli ve büyük ödüllerden birini kazandıran ‘ Bal ‘ filmi , bu başarısının ardında doğanın güzelliği ve doğallığı yatıyor. Semih Kaptanoğlu ve Türk Sineması Semih Kaplanoğlu, 1963 yılında İzmir'de doğdu. 1984 yılında, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü'nden mezun oldu. Kariyerine Güzel Sanatlar Saatchi&Saatchi ve Young&Rubicam reklam şirketlerinde reklam yazarı olarak başladı. Süha Arın'ın yönettiği ödüllü ‘Eski Evler- Eski Ustalar’ ve ‘Mimar Sinan’ belgesellerinde Kamera Asistanı olarak çalıştı. Show TV ve Inter Star televizyon kanalları için prestijli bir çalışma olan ‘Şehnaz Tango’ dizisinin 52 bölümünü yazıp yönetti. Semih Kaplanoğlu’nun ilk filmi ‘Herkes Kendi Evinde’, aldığı birçok ödülün yanısıra yurtiçi ve yurtdışında birçok uluslararası festivale de katıldı. İkinci uzun metrajlı filmi ‘Meleğin Düşüşü’ uluslararası eleştirmenler ve izleyiciler tarafından daha geniş bir ilgiyle karşılandı. Dünya Prömiyeri 55'nci Berlinale'de yapıldıktan sonra film, halen dünya çapında uluslararası festivallerde yolculuğuna devam ediyor. 60. Berlin Film Festivali Berlinale’de en büyük ödül olan "Altın Ayı" ödülünü kazanan "Bal" filminin yönetmeni Semih Kaplanoğlu, "Bu, kişisel olarak benim ve Türk sineması için önemli bir başarı" dedi. Kaplanoğlu, Berlinale çerçevesinde düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, "Umarım bu başarımız Türk sinemasını olumlu yönde etkiler ve daha iyi filmler yapılması olanağı sağlar" diye konuştu. Film ekibinin çok zor şartlar altında çekim yaptığını belirten Kaplanoğlu, "Film ekibi, inanılmaz zor şartlarda büyük bir özveri ile büyük bir aşk ile büyük bir öz güven ile bu filmi yapmak için çaba harcadı" dedi. "Ekonomik anlamda çok zor şartlar altında film çekiyoruz" diyen Kaplanoğlu, kendilerine desteğin az olduğunu şartlarını zorlayarak filmin çekildiğini ifade etti. Türkiye’de sinemaların her zaman belirli filmlere ayrılmış durumda olduğunu ve fazla izleyici çekmediği gerekçesi ile bazı değerli yönetmenlerin filmlerinin gösterilmediğini savunan Kaplanoğlu, "Umarım bu ödülden sonra bu filmlerin izleyicileri artar. Bu film böyle bir misyonu üstlenirse çok önemli bir iş yapmış olacak" diye konuştu. Kaplanoğlu, A.A muhabirine yaptığı açıklamada da çok mutlu olduğunu söyledi, ödülü kazanmayı bekleyip beklemediği sorusuna karşılık, "Hem bekliyordum, hem beklemiyordum, herkes gibi. Müthiş bir ekip ile çalıştım. Bana destek olan herkese teşekkür ediyorum. Türk sineması çok daha iyi olacak" dedi. ÖHA /Haber Merkezi |
|
| Son Güncelleme ( Pazartesi, 22 Şubat 2010 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|